BRİTANYA'NIN YENİ GÖZDESİ / Coldplay

Coldplay'e geçtiğimiz sayıdaki Brit derlemesinde yer vermiş, çok başarılı olduklarını da yineleyip durmuştum. Bir de röportaj ayarlayınca keyfime diyecek kalmadı. Gerçekten de haklıymışım, Coldplay tahmin ettiğim gibi elli yüzü düzgün, kibar ve mütevazı bir toplulukmuş.

Üniversitede tanıştığınızı biliyorum, hepiniz ciddi eğitimler almaktaydınız, antropoloji, tarih, matematik gibi. Peki böyle bir dönemde bir grup kurma ve müzik yapma fikri nasıl oluştu?

Okulda tanıştık ve Coldplay'i oluşturduk. Böylece neden üniversitede eğitimi almak istediğimiz konusuna da bir açıklık getirebilirim. İşin gerçeği bu, bir müzik grubu kurmak ve bu grubu oluşturacak en doğru insanlarla tanışabilmek için koleje girdiğimizi söyleyebilirim. Hepimiz küçük yaşlardan beri enstrüman çalıyoruz zaten. Tabii koleje sırf bu yüzden girdiğimiz fikri saçma geliyor insana. Bu öncelikli amaçtı belki de ama eğitim de almak istiyorduk elbette, şuna yarı yarıya diyelim.

Sizi diğer Brit topluluklarından ayıran bir tavrınız olduğunu düşünüyorum. Bilindik rock star havaları sergilemek yerine son derece sağlıklı ve mutlu, tabir yerindeyse 'kibar' bir tavır sergiliyorsunuz, yanılıyor muyum?

Hayır doğru bir gözlem diyebilirim. Her insanın ya da konumuzla alakalı olarak rock yıldızlarının olduğu kadar bizim de problemlerimiz ya da kaygılarımız var doğal olarak. Ama bunlar kimsenin bilmesi gereken şeyler değiller, ya da gözler önüne serilmesi gereken şeyler... Triplere girmek ya da ne bileyim uyuşturucu kullanımı ile gündemde kalmak ve bir yandan da müzik yapıyor olmak bize ters geliyor. Uyuşturucu kullanıyor olabilirim, kafayı da yemiş olabilirim ama tüm bunları dışarıya göstermem gerekmez. Yaptığımız müzik üzerinde konuşulması, ilgilenilen olayın bu olması bize daha doğru geliyor, o yüzden tavrımız diğer gruplardan daha farklı algılanıyor olabilir.

Söz konusu mutluluk imajına karşın albümü dinlediğimde, hakim olan melankolik sound'u ya da hüznü fark edebiliyorum doğrudan. Şarkılardaki tema ve sound'daki melankoli nereden geliyor bu durumda?

Dünyada, çevremizde kötü, sinir bozucu birçok şey olup bitiyor. Ama sonunda her şeyin iyi bir son bulacağına inanmak gerekiyor. Bizim anlatmaya çalıştığımız da bu. O umudu yitirmemek ve hep inançlı olmak, biz bunu anlatıyoruz. Sözlerde ve sound'da hakim olan melankoli ya da hüznün sonunda hep iyi bir mesaj veriyoruz, en sonda optimizm gizli her zaman.

Biraz sıkıcı gelebilir ama 'Travis' yakıştırmaları hakkında ne düşünüyorsun?

Bir topluluk piyasaya ilk çıktığında mutlaka birtakım benzetmeler yapılır. İnsanlar sürekli birilerini birilerine benzetmek, yapılan müziğe bir tanım ya da bir sıfat bulmaya, dolayısıyla da bazı yakıştırmalar yapmaya çalışırlar. Yaptığımız müziğin blues, country gibi spesifik bir adı olmadığı için de en yakın kategoriye ya da sound'a yaklaştırılıyoruz. Travis'i ya da Radiohead'i andırıyor oluyoruz mesela.

Başından beri belli bir idolünüz var mı ya da sizi çok etkileyen isimler?

Grup adına konuşmak gerekirse, takındıkları tavırlardan çok yaptıkları şarkılara bakıyoruz diğer müzisyenlerin. Milyonlarca iyi şarkı sayabilirim, ama tek bir isim gösteremem, belli bir takıntımız yok çünkü. İçinden gelen şeyi yapan, müziğe ruhunu koyan ve ortaya çıkardığı ürünü dinlediğimizde bunu rahatlıkla hissedebileceğimiz şeyleri, iyi şarkıları seçiyoruz.

"Parachutes" albümü öncesinde de bazı kayıtlarınız oldu, o zamanlarda ya da grubu ilk kurduğunuzda soundunuz daha farklı mıydı?

Hayır, aslında farklı bir sound'umuz yoktu. Ama yaptığımız şarkıların her geçen gün daha da iyiye doğru gittiğini söyleyebilirim, tek farklılık bu olabilir.

Bir röportajınızda "Parachutes"ün son albümünüz olabileceğini söylemişsiniz. Yeterince yaratıcı olamamaktan mı korkuyorsunuz? Endişenizin boyutları nedir?

İlk albümün kazandığı başarı doğal olarak bizi belli bir baskı altına sokuyor. "Parachutes"ün gerçekten iyi şarkılar barındıran bir albüm olduğunu düşünüyoruz, dolayısıyla yeni albümde de iyi bir iş çıkarmak istiyoruz. Bunun üstesinden gelemeyeceğimizi düşündüğümüz için söylenmiş bir söz değildir bu, daha çok zamanla ilgili bir endişe. Tekrar stüdyoya girip başarılı işler çıkaracağımızdan şüphemiz yok ama yeni albüm şu zaman olmalı, şöyle bitmeli diye düşünmeye başlarsak zorlanırız, bu yüzden zaman unsuru kasıyor bizi diye söylenmiş bir söz olsa gerek.

Çok kısa sürede yakaladınız başarıyı, bu sizi korkuttu mu?

Evet kısa bir zaman dilimi içerisinde gelişti her şey. Şaşırtıcı olduğu bir gerçek ama korkutucu değildi sanırım. Albümün İngiltere'de yükselmeye başladığı sırada biz Avrupa'da bir şeyler yapmaya çalışıyorduk. İngiltere'deki gidişattan ve başarının gerçek boyutundan tam anlamıyla haberdar değildik aslında. Döndüğümüzde şahit olduğumuz durum bizim için çok memnun ediciydi.

Bu yıl çok önemli festivallerde sahne aldınız. Özellikle albüm ve single iyice tanındıktan sonra yer aldığınız festivallerde seyirciyle olan iletişim nasıldı?

Bütün festivaller harikaydı. Bizim için ilk adım sayılan Glastonbury Festivali daha bir ayrıcalıklıydı diyebilirim, bir dönüm noktasıydı belki de, çünkü çoğu insan o festivalden sonra edindi albümümüzü. Bizi ilk orda keşfettiler diyebilirim. Ama genel olarak hepsinden çok memnun ayrıldık, seyirci ile iletişimimiz güçlüydü.

Şu sıralar neler var gündeminizde, yeni bir single var mı yolda?

Evet ekimde yeni bir single çıkacak, 'Trouble'. Yeni şarkılar hazırlamayı umuyoruz bu arada. Turneler de devam edecek tabii. Önce İskandinavya Konseri var gündemde, ardından büyük İngiltere Turnesi gelecek.

İyi şanslar, çok başarılısınız zaten, söylemek istedim sadece.

Teşekkürler, umarım hep öyle kalırız.

 

Yorum Ekle


    • >:o
    • :-[
    • :'(
    • :-(
    • :-D
    • :-*
    • :-)
    • :P
    • :\
    • 8-)
    • ;-)

    Toplam 0 yorum var

    Reklam

    NE VAR NE YOK?





    Feedback