ŞAKAYLA KARIŞIK / 100ºC

Punk-ska grubumuz 100ºC (böyle yazılır, yüz derece diye okunur) de albümleniyor. Röportajda sıkıntılarından bahsetseler de Ada Müzik etiketiyle çıkan albümde eğlence garanti.

100ºC nasıl kuruldu?

Emre Cebeci (Bas): Boş boş oturuyorduk, bir şeyler yapmak gerekiyordu. Zaten yaptığımız şeyler aynıydı, yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. "Madem bu kadar takılıyoruz, güzel bir şeylere imza atalım" dedik. Güzel bir kimya olduğumuzu düşünüyoruz.

O zamanki tarzınız daha mı farklıydı?

Barış: Yine rock'n'roll'du, sonuçta rock'n'roll çok geniş bir kavram. O dönem pişiyorduk aslında, böyle demek daha doğru olur. İnsan kendini en rahat ifade edebileceği şekli arıyor, biz de öyleyiz.

Şimdiki tarzınızı punk/ska olarak değerlendirmek doğru olur mu?

Emre: Biz kısaca punk'n'roll diyoruz, içinde her şey var.

Parçalarınız da, sahnedeki tavırlarınız gayet eğlenceli.

Emre: Optimistiz genelde.

Barış: Yeteri kadar siyah renk var. Yaşadığımız yerde de bu böyle. Biz ne kadar farklı renk katarsak, o kadar zenginleştirebiliriz, güzelleştirebiliriz. Kaç senemiz varsa da o şekilde daha güzel geçirebiliriz. Rock'n'roll yani.

"Zaten birlikte takılıyorduk" dediniz, gerçekten sürekli birlikte misiniz?

Barış: Aynen öyle. Bir çete diyebiliriz aslında.

Yani stüdyoya gelip çalıp "Haftaya görüşürüz" diyen gruplardan değilsiniz.

Barış: Kesinlikle. Öyle müzik olmaz abi, o hobidir, deşarj olmaktır. Türkiye'de de gerçek rock'n'roll'un yapılmamasının bir sebebi o.

Barış: Birimizin bir sıkıntısı oluyor, onun derdini hep birlikte paylaşıyoruz. Güzel olan da bu, bunu müziğe yansıtmak. Rock'n'roll'da "Hadi grup kuralım, müzik yapalım, hadi albüm çıkaralım" diye olmuyor. Çünkü rock'n'roll dediğin olay bir yaşam tarzı, bir background'u olmalı yaptıklarının. Mücadeleni de yansıtman lazım.

Albümün yapılış sürecinden bahsedin biraz.

Barış: Zor oldu. Kayıtları geçen sene bitirdik. Çeşitli sebeplerle gecikti, beklemek durumunda kaldık. Bir anlamda da güzel oldu. Pişiyorsun çünkü piyasada, tecrübe ediyorsun; yapılan yamukları da, yapılan kıyakları da. Gerçekten doğum sancısı gibiydi. Albümün adı da her şeyi anlatıyor zaten, "Kahpe Felek".

Yaptığınız müzikle ilgili herhangi bir baskı oldu mu?

Barış: O kesinlikle olmadı. Yaptık, kaydettik, "Bu budur" dedik götürdük, oldu yani. O konuda bir şikayetimiz yok.

Emre: Dediğimiz gibi asıl sıkıntılar kayıttan sonra başladı. Bu işlerin böyle yürüdüğünü zaten az çok biliyorduk.

Barış: Ama böyle olmamalı ya. O kadar güzel gruplar, o kadar güzel potansiyel var ki abi. Ama maddi manevi imkansızlıklardan, Türkiye'de çarkların böyle dönüyor olmasından dolayı olamıyor bir türlü.

Kimleri dinliyorsunuz?

Barış: Ramones, Clash, Minor Threat'i, Beatles, Rolling Stones'u, es geçemem, vardır unuttuklarım. Yerli olarak da Bülent Ortaçgil, Fikret Kızılok, Erkan Oğur. Yenilerden Mirkelam'ın ilk albümlerini severim. Bob Marley'yi unutmayalım. Reggae, punk, alaturka, swing... Rock'n'roll yani.

Emre: Sadri Alışık'ın rock'n'roll'undan Elvis Presley'nin rock'n'roll'una kadar çok geniş bir yelpaze. Turist Ömer'in tam bir rock'n'roll karakteri olduğunu düşünüyorum.

Uluç Taşocak (Davul): Sublime ve Green Day'i ekleyebilirim.

Mert: Elektronik müzik de dinliyorum ben.

Barış: Şunu söylemem lazım, punk ve ska grubu olarak tanınıyoruz ya, biz ska dinlemiyoruz. Bizim ska'mız matematiksel, punk ve reggae'i birleştirince bir şekilde oluyor. Ska sevenler kızmasın ama Madness'ı, The Specials'ı sevmem yani.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Barış: Bir albüm yaptık ve şimdi de köpek gibi çalmak istiyoruz. Albüm işleri yüzünden biraz sahneden uzak kaldık ve bu sıkıntı yarattı. Çalmak istiyoruz. Albümü alanlar da yüksek sesle dinlesinler yeter.

Yorum Ekle


    • >:o
    • :-[
    • :'(
    • :-(
    • :-D
    • :-*
    • :-)
    • :P
    • :\
    • 8-)
    • ;-)

    Toplam 0 yorum var

    Reklam

    NE VAR NE YOK?





    Feedback