OLGUNLAŞMADIK DEĞİŞTİK! / Blink 182

Çılgın grup Blink 182, kendi isimlerini taşıyan albümleriyle geri döndü. Kendileriyle röportaj ayarlamayı denedik, olmadı. Ama bize başka hiçbir yerde okuyamayacağınız neşeli bir röportajlarını yolladılar. İşte karşınızda Mark Hoppus, Tom DeLonge ve Travis Barker. En doğal halleriyle...

Yeni albümünüz "selftitled", yani kendi isminizi koymuşsunuz. Daha önce böyle bir şey yapmadığınız düşünülürse bunun ardında bir anlam var mı?

Hoppus: Selftitled mı bizim albüm, yoksa ismi mi yok?

Barker: Bence ismi yok.

Hoppus: "Enema of the State" ve "Take Off You Pants and Jacket"tan sonra herkes bizden yine esprili bir albüm başlığı istiyordu, bu o kadar beklenen bir olaya dönüştü ki, yapmak istemedik.

DeLonge: Elimizde bir sürü başlık vardı aslında ama bunların hepsi başkalarını kızdıracak cinstendi. Bu albümün böyle bir başlığa sahip olmasının gerekmediğini düşündük. Mark'ın da dediği gibi insanların bizden beklemediği bir şeyi yapmak da hoşumuza gitti.

Bu albümde daha olgun bir Blink 182 ile karşılaştığımız söyleniyor. Bu doğru mu?

Hoppus: Bence illa ki "daha olgun" bir albüm demek şart değil. Hem "olgunluk" da kişiden kişiye göre değişen bir kavram. Biz grup olarak her yeni albümde bir öncekinden daha iyi şarkılar yazmaya, kendimizi hem grup olarak hem de bireysel müzisyenler olarak daha ileriye götürmek istiyoruz. "Olgun" diyebilir miyiz bilmiyorum, "gelişmiş"i tercih ederiz. Bu bizim için yeni bir adım. Bu albümde bir sürü deney yaptık, farklı aranjmanlar, değişik enstrümanlar, ilginç sesler kaydettik ve çok daha fazla konuda şarkı sözü yazdık.

DeLonge: Biz birey olarak aynıyız. "Olgunluk" kelimesi bizim şarkı yazmada evrim geçirmemiz anlamına geliyorsa doğrudur. Şu an gerçekten şarkı yazmak konusunda en üst noktadayız. Bu da tecrübeyle gelen bir şey. Bu yüzden olgun diyebiliriz. Ama diğer yandan hepimiz birer aptalız:))))

Bana geçen bir sene boyunca sizi en çok etkileyen olayları ve bu olayların yeni albüm üzerindeki etkisini anlatabilir misiniz?

DeLonge: Öyle tek bir olayın olduğunu düşünmüyorum. Bence bu grubun 10 yıl çalışıp belli bir noktaya gelmesi ve böylece yeni bir albüm için gereken zamana sahip olması çok önemliydi. Böylece istediğimiz kadar vakte sahip olduk ve tam anlamıyla kendimizin istediği bir albüm yaptık. Bir önceki plak şirketimizin işleri yürütüş tarzı, bizim üzerimizde zaman açısından baskı kurmaları nedeniyle bazı kötü kararlar almıştık. Bu defa kimse bizim işimize karışamayacak dedik. Bir grup toplantımızda Travis'in de belirttiği gibi bu "bir sonraki Blink albümü" olmayacaktı. Bu bir bakıma ilk albümümüz olacaktı. Diğerleri de elbette bizim albümlerimizdir ama ilk defa tamamıyla kendimizin istediği şekilde bir albüm yaptık.

Hoppus: Tabii ki dünyada olup biten, kendi hayatlarımızdaki değişiklikler bizi etkiliyor. "Enema of the State"den beri bir sürü değişiklik oldu hayatlarımızda, evlilikler, çocuklar ve o tip şeyler. Ve tüm bunlar sizin dünyaya ve etrafınıza bakışınızı değiştiriyor.

Jerry Finn'le yaptığınız dördüncü albüm bu...

Hoppus: Jerry mükemmel bir prodüktör. İki nedeni var bunun. Bir; gruplarda çalarak büyümüş biri. İki; müzisyenlik yaparken ses mühendisliği okumuş. Yani müziğin iki tarafını da çok iyi biliyor. Çok cool biri ve çok iyi bir dostumuz.

Şarkı sözü olarak, bu albümde farklı bir şey denediniz mi?

DeLonge: Blink'ten insanlar en son "Let's make this last forever and ever"ı (Haydi bu geceyi sonsuza dek kılalım ve sonsuza dek) duydular ve bizi böyle hatırlıyorlar. Ama bu albümde bazı şarkılar var mesela birinde insanların içini yiyen örümceklerden bahsediyoruz. Ufak bir değişiklik var yani:) Bilirsiniz sözler şarkının ruhuna uymalıdır. Müzik de sözlere uymalıdır. Biz de buna uğraşıyoruz. Bu albümde bazı agresif parçalarımız var, bu şarkılarda duygusal bir taraf var ama bu daha çok "yüzünün tam ortasına" tarzından bir duygusallık. Bazı negatif parçalar var. Dünyayı gezdikçe bir sürü boktan şeyin olduğunu görüyorsunuz ve bunlardan etkileniyorsunuz. Melankolik, üzücü, kızgın şeyler var bu albümde. Ama tabii albümde mutlu şarkılar da var. İki farklı ruh halini yansıtan bir şarkı gibi. Önce sert ve hızlı başlıyor sonra aynı beste daha yumuşak bir şekilde çalınıyor.

Albüm kapağının nasıl bir anlamı var?

DeLonge: Bunu daha bugün düşündüm ve şöyle bir sonuca vardım. Şimdi burada gülen bir yüz var. Ama gözlerinin üstünde bir takım X'ler var ve insanlar Blink'in o genç tarafının gittiğini sanıyorlar. Aslında öyle değil. Sonra beş tane ok var, hepsi sol tarafa bakıyor, yani daha liberal düşünce tarzına. Bu da bizim yeni şeyler denediğimizi gösteriyor. Sağa değil sola gidiyorlar bu önemli. Ve tüm bu resimde biraz bir akma var, bu da daha yeni çizildiğini gösteriyor, yani çok taze bir fikir. Yeni bir şey... Üzgünüm daha sembolik takılamıyorum:)))) Bunu bugün bir espri olarak düşünmüştüm ama şimdi kulağa hiç kötü gelmiyor.

Barker: Bu çok salakça:))))

CD'de ilginç bir multimedya bölümü de var, bundan bahsedebilir misiniz?

Barker: Bu CD için görsel bir malzeme kaydetmek istedik. DVD koyuyorlar şimdilerde ama biz zaten bir sürü DVD'de benzer bir şey yaptık, bunun yerine CD'in içinde insanların bilgisayarlarında izleyebileceği bir belgesel var. Yirmi dakikalık düşük bütçeli bir film olarak da bakabiliriz buna. Blink'in yaşam biçimini sergileyen, bu albüm kayıtlarından neler olduğunu anlatan, Irak'tan, Japonya'dan, Avrupa'nın çeşitli şehirlerinden ve benim bodrumumda kaydettiğim görüntülerden oluşuyor. Müzik olarak da albümün bir kısmını dinliyorsunuz. Baya cool bir şey.

Robert Smith ile şarkı yapma fikri nasıl doğdu?

Hoppus: Bir şarkı kaydettik ve şarkının ruh hali üstünde konuşmaya başladık. Ve kendi kendimize sorduk, Robert Smith'i bu şarkıya katsak radikal olmaz mı? Sonra Tom The Cure'ün menajerlerinden biri olan bir arkadaşıyla konuştu. O da "Bir sorayım bakalım ilgilenecek mi" demiş. Sonra bir sürü telefon konuşması oldu ve Robert Smith'in de bu işle ilgilendiğini öğrendik. Hemen şarkımızı yolladık ve birkaç gün sonra onun eklediği şekliyle geri döndü. Acayip heyecanlıydık. Ezelden beri çok büyük Cure fan'larıyız, Cure'un yaptığı herşeyi çok beğeniriz. Onunla böyle bir şarkıda bir araya gelmek bir rüyanın gerçekleşmesi anlamına geliyordu bizim için.

DeLonge: Bizimle konuşuyordu ve biz gözyaşlarımızı tutamamıştık, konuşmayı kısa kestik ve başka bir telefondan arayacağımızı söyledik. Başka bir telefondan aradık ve ne kadar heyecanlı olduğumuzdan bahsettik. Garipti.

 

Yorum Ekle


    • >:o
    • :-[
    • :'(
    • :-(
    • :-D
    • :-*
    • :-)
    • :P
    • :\
    • 8-)
    • ;-)

    Toplam 0 yorum var

    Reklam

    NE VAR NE YOK?





    Feedback