KİME GÖRE NEYE GÖRE
Aslında fazla söze gerek yok. Hele ki son birkaç senedir ülkemizi hafta sonu başına en az üç tane dünya çapında ünlü DJ ve müzisyen ziyaret edeli beri. Senede taş çatlasa beş altı adam akıllı pop veya rock konseri var, oysa her Cumartesi birbirinden güzel elektronik müzik performanslarını dinleyebiliyoruz. Ülkemizde elektronik müzik kültürünün gelişmesi ve kitlelere yayılması 1999-2004 yılları arasındaki yaz aylarında yapılan partilerle alıp başını yürümüştür. Ülkemizde diyorum ama performansların İstanbul odaklı olmasıyla beraber mesela J&B Dance& Techno Festivalleri, Insomniac ve a.d.a. partileriyle bu alt kültürün emektarları kendilerini yeşertmiştir. Yine sonraki dönemlerde eğlence sektöründe büyük bir trend haline gelen "clubbing" olayı maymun iştahlı bir toplum olduğumuzdan kelli fazla yiyip kusma sendromu yaşatmış, FG, Dinamo gibi radyoların başı çekmesiyle daha sakin ve istikrarlı bir çizgide, bu müziği layıkıyla yapan sanatçıların ülkemize getirilmesiyle ve kendi Türk DJ'lerimizin (Yerli malı yurdun malı herkes onu dinlemeli) çabalarıyla zamanla rayına oturmuştur. Elbette ülkemizde bu gelişimi etkileyen pek çok köklü klüpte mevcut, mesela 6 senedir elektronik müziğe gönül vererek açık kalan dünya standartlarında bir kulüp olan Crystal, alternatif kavramları ve müzikleri kitlelerle buluşturan bir duayen olarak Babylon, bu müziğin en popüler isimlerini her haftasonu ağırlamayı görev edinen Indigo ve son olarak konvoya katılan The Hall var.
Dünyaya baktığımızda ise elektronik müziğin gelişimini ve yayılmasını tetikleyen pek çok farklı etken mevcut. Bunlardan en önemlisi internet ve paylaşım teknolojileri. Çok seslilik, yeni yetenekler, yeni 15 dakikalık ünlüler. (Andy'e "hadi len" diyenler şimdi dut yemiş bülbül gibiler) Kendi promosyonunu yapma şansının, kendi işlerini sergileme medyumlarının artması gibi. Öz Myspacegiller, Hakiki Youtubeoğulları gibi. Başka bir sebep ise artı ve eksi yönleriyle laptop producer'ların / laptop dj'lerinin ortaya çıkması. Yani teknolojinin ilerlemesiyle müzik yapımının çok kolaylaşması. Masaüstü müzisyenliğinin getirdiği güzel şeyler yanında işitsel "junk" da elbette aldı başını yürümesi gibi saçma durumlar. Son olarak ise yalnızca elektronik müziği değil tüm müzik endüstrisini ve eğilimleri değiştiren bir fenomen olarak plakların git gide önemini kaybetmesi, korsana yönelim ve bir çok plak distribütörü firmanın iflas etmesini belli başlı nedenler olarak sayabiliriz sanıyorum.
KARIŞIK TANIMLAMALAR
Bu kadar tarih ve sosyoloji dersi yeter. “Ben bu olayları çok iyi biliyorum, yaladım yuttum” tavrından depar atarak kaçma hissiyatı içinde olan ben, yani yazarınız, kendi çapımda elimden geldiğince naif bir şekilde sizlere elektronik müziğin ve türlerinin ne olduğunu hiç bilmeyenlere anlatmak üzere Çağlan Bey tarafından görevlendirildim. Şimdi oradan bağıranlar çıkacaktır "Ben 6 yaşımdan beri metal dinliyorum ulan!" diye çemkirirler elbet ama size tek diyeceğim şudur ki ben uykusunda mosh yaparak uyuyan çook sert adam gördüm, bir iki sene geçmeden elektronik dans müziğinde zıp zıp zıplayan. Yaa. Aslında tek demek istediğim şu; önyargı kötü bir şeydir, adamın içini çürütür. Kimse beğendiği ve sevdiği şeyler yüzünden genellenmemeli ve yargılanmamalı. İnsanlık dersi de verdim artık geçelim şu türlere, evet.
Elektronik müzik şudur, bu elektronik müzik değil indie bu, bu house mu, ne house'u lan o bildiğin disco, yok oğlum bence bu progressive funky house, yuh proggresive'e ne dedi meselelerine geldik işte. Kavram karmaşası hali hazırda çağdaş yaşamla etle kemik haline gelmişken sen breakbeat'e Chicago house demişin çok mu çiçeğim? Değil elbet. Elektronik müzik türleri kabaca akustik olmayan müzik enstrümanları için düzenlenmiş müziklerdir. Haliyle alt türleri ve müzisyen örnekleri çok geniştir.
TÜRLER VE ALT TÜRLER
Yalnızca ana başlıkları açıklayarak alt türlerin ne olduğunu aşağıdaki tablodan örnekleriyle inceleyebiliriz (aklın gidecek şimdi aklın):
AMBIENT: İlgiyi kendi üzerine çekmemeyi başarabilen kısmen sakin ve huzur dolu ortam müziği, elbette pür dikkat dinlenebilen örnekleri de vardır. Ambient'ın babası Brian Eno olarak bilinir, dinleyicinin keyfine göre kolayca göz ardı edilebilen ya da aktif olarak dinlenebilen bir tür, mobilya müziği ya da çatal ve bıçak sesiyle uyumlu olan müzik... Ambient house * Ambient industrial * Ambient techno * Black ambient * Dark ambient * Drone music * Illbient * Lowercase * Psybient BREAKBEAT/BREAKS: Elektronik müzikteki pek çok farklı doneyi birleştiren bir tür. Genelde (house veya trance'daki sabit beat'in tersine) düzensiz bir 4/4 davul modeli kullanır. Ritim karakterinde aksaklık ve polyritimler bolca kullanılır. Tipik enstrümanları synthesizer ve drum machine'dir. Baltimore Club * Big beat * Broken beat * Chemical breaks * Florida breaks * Nu skool breaks * Progressive breaks CHIPTUNE: Sample tabanlı sentezler yerine bir bilgisayarın ya da video oyun konsolunun ses çipiyle gerçek zamanlı yazılan ses formatlarından oluşur. Chiptune video oyunlarının müziğine çok benzer. Bitpop DISCO: Dans temalı pop müzik. Artan, sıkça akis yapan vokaller, düzgün 4/4'lük beat'ler, sınırlı elektrik bas melodilerini kapsayan rock müzikteki gibi lead gitar barındırmaz. Yaylılar, üflemeliler, elektrik piyano ve elektrik gitarlarla zengin bir fon oluşturur. Cosmic disco * Eurodance * Euro disco * Hi-NRG * Italo dance * Italo disco * Spacesynth * Synthpop DOWNTEMPO: Ambient'e benzeyen arkaya yaslanıp dinlenen rahat müziktir. Ambient'den farkı beat'lere ya da groove'a sahip olmasıdır (ambient'da beat yoktur). Bu beat bazen loop'lara girer ve hipnotik bir hal alır. Chill-out müzikle ya da trip-hop'la karıştırılması mümkündür. Rahatlatıcı, romantik bir etkisi vardır. Acid jazz * Balearic Beat * Chill out * Minimal Electronica * Glitch * Nu jazz * Trip Hop (The Bristol Sound) * Turntablism ELECTRONIC ART MUSIC: Genel sanat müziğinin içinde kalan elektronik müzik. Hem tarihi hem de çağdaş anlamda elektronik enstrümanlarla üretilen deneysel müzik formudur ve diğer popüler müzik formlarından kendini ayırır. Deneysel ve eklektik doğası sebebiyle akademik ortamlarda kabul görmüştür, kitlelerce dinlenen bir bilinirliği yoktur. Berlin School * Electroacoustic ELECTRO: Elektro funk'ın kısaltılmış hali. Direkt olarak Kraftwerk veya funk plaklarından etkilenen elektronik bir hiphop stilidir. Elektronik ve mekanik seslerin yanında vocoder kullanımı ve elektronik distorsiyon barındırır. Dirty electronic * Electro backbeat (anthem breaks) * Electroclash * Electro funk * Electropop * Freestyle music * Miami bass * Synth rock ELECTRONICA: Çok geniş anlamda içinde çağdaş elektronik müzik, dans öğeleri, bir çok stilistik füzyon ve fon müzik barındırabilen ama elektronik dans müzikle karşılaştırıldığında özellikle dans ettirmek için yapılmayan bir müzik türü. Big Beat * Bitpop * Chiptune * Downtempo * Folktronica * Futurepop * Glitch * IDM (Intelligent dance music) * Nu Jazz * Synthpop * Trip hop UK GARAGE: 90'lı yılların ortalarında Birleşik Krallık'ta house müziğin geçirdiği evrimin bir parçasıdır. Modern elektronik dans müziğinin pek çok değişik bölümünden etkilenmiştir, zamanında Paradise Garage olarak bilenen klübün DJ'leri tarafından ortaya atılmıştır, hip hop, rap ve R&B izleri taşıyan kentsel bir türdür. Speed garage * 2-step garage * 4x4 garage * Breakstep (Breakbeat garage) * Dubstep * Grime (Sublow/8bar/Eskibeat) * Bassline (Niche) HARDCORE/HARD DANCE: Aşağıdaki türleri kapsayan şemsiye bir terimdir. Hard dance müziğinin temposu 140BPM'den (hard house) 180BPM'e (freeform hardcore) kadar gider. 4-beat * Bouncy techno * Breakbeat * Hardcore * Breakcore * Darkcore * Digital hardcore * Doomcore * Freeform hardcore * Gabber * Happy hardcore * Hardstyle * Industrial hardcore * Jumpstyle * Makina * Noisecore * Rave music * Speedcore * Terrorcore * Trancecore * UK Hardcore HOUSE: 1980'lerin ortalarında Chicago'daki klüp DJ'leri tarafından geliştirilen bir elektronik dans müziği stilidir. House müzik 70'lerin sonlarındaki soul ve funk dolu disco dans müziği tarzından oldukça etkilenmiştir. House müzik disco tarzında göze çarpan her beat'deki bas davulu alır ve bunu elektronik bir synthesizer bassline, elektronik davul, elektronik efektler, funk ve pop sample’ları ile mixleyip yeni bir stil ortaya koyar. Acid house * Bubblegum dance * Chicago house * Dark house * Deep house * Disco house * Eurodance * Electro house * French house * Freestyle house * Funky house * Ghetto house * Grind house * Hi-NRG * UK Hard house * Hip house * Italo house * Jumpstyle (Chicago hard house) * Kwaito * Latin house * Merenhouse * Minimal house/Microhouse * New York house (aka US garage) * Pumpin' house * Progressive house * Scouse House * Skacid * Tribal house * Tech house ENDÜSTRİYEL: Deneysel müzikteki birkaç değişik stili kapsar, özellikle elektronik olması gerekmez. İlk endüstriyel sanatçılar ses seviyelerinde yapılan denemelerle ve zamanın üretim tarzına tartışmalı açılar getirmişlerdir. Bu yalnızca müzikte değil, sanat, performans sanatları, enstelasyon ve diğer sanat türlerinde de kendini göstermiştir. Yeni jenerasyon insanlar için yapılan ve diğer türleri "tarımsal" kabul eden bir yapısı vardır. Martial music * Neofolk * Power Electronics * Post-Industrial ELECTRONIC BODY MUSIC: 80'li yılların başlarında zamanın endüstriyel müzik (Throbbing Gristle) akımından, Avrupa electrofunk (DAF, Liaisons Dangereuses) ve direk elektronik müzikten (Kraftwerk) etkilenen bir türdür. Sert ama dans edilebilir beat'ler, temiz vokaller, bağırışlar ve inlemeler, ekolar ve tekrar eden sekanslarla doludur. Coldwave * Dark electro * Futurepop * Noise music * Power noise * Technoid JUNGLE MUSIC/DRUM AND BASS: 90'ların başlarında ortaya çıkan ve aynı zamanda Jungle olarak da bilinen bir türdür. Hızlı tempolu kırık beat'li davul seslerinden (Genelde 160-180 BPM) ve ağır, muğlak bassline'lardan oluşur. 2000'li yıllarda halen underground müzik stillerinden sayılsa da, popüler müzik ve kültür üzerinde belirgin bir etkisi olmuştur. Clownstep * Darkstep * Drill n bass * Drumfunk * Futurestep * Hardstep * Jump-Up * Liquid funk * Neurofunk * Ragga jungle * Raggacore * Techstep * Trancestep (aka Electrostep) TECHNO: 80'lerin sonlarında Detroit, Michigan'da doğmuş bir elektronik dans müziği türüdür. Günümüzde techno müziğin pek çok çeşidi olsa da, bu türün başlangıcı Detroit Techno'nun üzerine kurulmuştur. Chicago house, funk, electro ve elektrik jazz gibi karışık bir AfroAmerikan tarzla birleşen Avrupai synth-pop estetiğinden oluşur. Acid techno * BrainDance * Detroit techno * Dubtechno * Freetekno * Ghettotech * IDM (Intelligent Dance Music) * Jtek * Minimal techno * New beat * Nortec * Rave music * Schranz * Wonky techno TRANCE: 90'lı yıllarda kendini göstermeye başlamış, 130-160 BPM arasında seyreden, sürekli tekrar eden melodik synthesizer kalıplarından ve parça boyunca yükselip düşen müzikal bir yapıya sahip türdür. Sıklıkla doruk noktalarına ya da düşüş anlarına sahiptir. İsmi drum beatlerinin bilinç düzeyinin değişmesine ön ayak olan yeteneğinden gelir. Acid trance * Classic trance * Dream trance * Euro-trance * Epic trance * Hard trance * Hardstyle * Nu-NRG * Progressive trance * Tech trance * Uplifting trance * Vocal trance PSYCHEDELIC/GOA TRANCE: Trance müziğin Avrupa'da popüler olduğu zamanlarda doğmuştur. 80'lerin sonlarında ve 90'ların başında Hindistan'da bulunan Goa'dan çıkmıştır. Popüler müziğin Goa Trance'a cevabı olan Trance müzik üretim ve tüketim bağlamında zamanla Psychedelic Trance'a yerini bırakmıştır. Pek çok Goa Trance sanatçısı müziklerine "psychedelic electronica" adını veriyorlar. Psytrance isimli türle ilgisi bulunur. Full on * Goa trance * Dark psytrance * Nitzhonot * Progressive psytrance * Psytechno * South African psytrance * Suomisaundi Diğer bağlantılı füzyon beat'leri: Space music * New Age music * Ethnic electronica * Dark Wave * Ethereal Wave
YERLİ DJ VE PRODÜKTÖRLER
Türkiye'de hem DJ'lik yaparak, hem de üreterek elektronik müzikle ilgilenen nam salmış, müzik türlerinin ülkemizde kitlelerce duyulmasına ön ayak olmuş ve şu günlerde elektronik müzik denince akla gelen en güzel isimlerle konuştuk...
1- Elektronik müziği keşfettiğim an... 2- Yapmak istediğim şarkı (yapılmamış olsaydı)... 3- Türkiye'de elektronik müzikle uğraşmak... 4- Elektronik müziği yeni dinlemeye başlayanlara önerim... 5- Gece dışarı eğlenmeye çıktığımda gittiğim yerler...
2- Underworld - 'Cups', Aphex Twin - 'Alberto Balsam', Trentemoller - 'Le Champagne', Sieg Uber Sie Sonne - 'Hot' aklıma ilk gelenler. 3- Macera.:) 4- Çeşit gözetmeksizin ne bulursanız dinleyin. 5- Beyoğlu ve Crystal.
2- Cervus yani Göktuğ Çıtcı'nın Miss Kittin'in 'Professional Distortion' adlı parçasının bir stadyum dolusu insanı aynı anda çıldırtabilecek kapasiteye sahip remiksini ben yapmış olmak isterdim, ama işte onun kadar da iyi yapamazdım. 3- Türkiye'de bıraktım elektronik müziği, sadece ve sadece iyi müzik ile uğraşmak bile yeterince büyük bir delilik. Kötü müzikle uğraşanlara yürü ya kulum, iyi müzikle uğraşanlara ise tebrikler. 4- Dinamo 103.8'i dinlemeleri. 5- Crystal
3- Fark etmiyor artık Türkiye'de ya da herhangi bir yerde. Internetinizin hızlı olması şartıyla aynı dünya ile:) Eskiden müziğe erişmek zordu şimdi rahat onun içinde güzel şu an. 4- Fazla etrafı dinlemesinler kendi sevdiklerini bulsunlar. 5- Indigo, Wan-na, Roxy, Babylon
2- Orbital'dan The Box veya Chime, Plaid'den Rakimou, Autechre'dan Doctrine olurdu. Dans müziğine daha yakın sound'lardaki kahramanım ise kesinlikle Fairmont! Aklımdan geçen her şeyi onun yaptığı albümlerde buluyorum! 3- Eğer popüler parçalara ticari remiksler yapmıyor ve de hele hele elektronik müziğin dansa yönelik olmayan alt başlıklarıyla uğraşıyorsanız uğraşılarınız yel değirmenleriyle savaşmaktan veya çok kısıtlı bir dinleyici sayısına ulaşmaktan öteye gitmeyecektir. 4- Bu müziğin tarihçesini mutlaka iyi araştırmaları, Kraftwerk, Cabaret Voltaire, Brian Eno, Tangerine Dream, Pete Namlook, Bill Laswell, Philip Glass, Klaus Schulze, Orbital, Autechre, Aphex Twin, Biosphere, Plaid gibi kilometre taşlarının albümlerini mutlaka edinmeleri ve bu müziğin alt başlıklarını olabildiğince dinlemeye çalışmaları olacaktır. 5- Geçmiş yıllara kıyasla çok azaldı, hatta kalmadı desem yeridir. Sevdiğim bir grup canlı performans için İstanbul'a geldiğinde kaçırmamaya çalışıyorum. DJ setleriyle beni evimden dışarı çıkartacak pek fazla isim bulamadığım için "Clubbing" eğlenceleri geçmişte kaldı diyebilirim. İlla bir mekan ismi vermek gerekirse her daim Babylon derim!
2- Radiohead - 'Everything In Its Right Place'i yapmış olmak isterdim. Ya da Cobblestone Jazz - 'Dump Track'. Hatta Jori Hulkkonen - 'Let Me Luv U', Outlines - 'Listen To The Drums', Ian Brown - 'The Sweet Fantastic' ve Michael Jackson - 'Bille Jean'i de ben yapmış olsam çok iyi hissederdim herhalde kendimi... 3- Rüzgara karşı işemek gibi. 4. Hangi tür olursa olsun, müziği önyargısız dinlesinler. 5. Crystal, Ottosantral, The Hall, Dogzstar
2- Daft Punk - "Da Funk" 3- Öncelikle dinleyici kitlesinin ve yaptığımız işi takdir eden insan sayısının çok az olması bu durumu olumsuz yönde etkiliyor. Buna bağlı olarak elektronik müzikle ilgilenen plak şirketlerinin adedi 3-5'i geçmiyor. Mekan işletmecileri ve organizatörlerin kalitesi tartışılır. Daha bir sürü olumsuz nedenler var, bütün bunlara rağmen ülkemiz her geçen gün gelişiyor ve bu da bizi mutlu ediyor. Farz edelim ki yurt dışında yaşıyor olsaydık her şey bir başka olurdu mesela Chemical Brothers'ın üyeleri 11 yaşındayken synthsizer ne demek, nasıl kullanılır ya da bu işin nasıl olacağını o zamandan beri kavramış durumdalar. Eğer elektronik müzik çok daha erken girmiş olsaydı ülkemize birçok şey farklı olurdu. 4- Araştırmacı olsunlar, onlara "bu en iyisi, bunu dinle" diyenleri dinlemesinler, kendi sevebilecekleri tarz müziği araştırsınlar, özlerini bulsunlar. 5- Babylon, Indigo, Dirty, The Hall
2- Yapmak istediğim şarkıyı yapıyorum şu anda :) 3- Türkiye'de elektronik müzikle uğraşmak başka herhangi bir ülkede yapmakla aynı. 4- Karşılaştırmayın, yargılamayın, eğlenin ve yenilikçi düşünün 5- Kendi konserimin olduğu her yer :)
2- Birden fazla olacak ama Osunlade - 'April', Mad Season - 'Long Gone Day' 3- Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi bir şey. 4- Çok müzik dinlemeleri, araştırmaları ve kesinlikle tek tarza bağlı kalmamalarıdır. 5- Edgar G., The Hall, Crystal, Ottosantral
BİR KADININ GÖZÜNDEN
Türkiye'nin DJ nüfusu genelde erkeklerden oluşsa da istikrarı ve müziğe karşı duyduğu heyecan sayesinde kendini piyasaya kabullendirmiş bir kadın DJ var karşımızda... Türkiye'de kadın dj olmak... Önceleri elinin hamuruyla erkek işine karışma deseler de zamanla kendimi kabul ettirmeyi başardım. Kabinde kadın görmeleri hoşlarına gitmeye başladı ve güzel tepkiler vermeye başladılar, Türkiye'de hemen hemen her şeye ve herkese karşı bir önyargı olduğu için bunu yıkmak biraz zaman aldı. 11 senedir hala aynı tempoyla ve başarı çizgimi arttırdığıma inanarak bu seneye geldiğime göre sanırım dj'liğin sadece erkek işi olmadığını Türkiye'ye kabul ettirmiş oldum :) Bir gece çalarken başına gelen en absürt şey... Bir keresinde beyaz gömlekli kumaş pantolonlu içeri nasıl olduysa sızan biri tarafından aldığım bahşiş. Paraları havaya fırlattım, plağın üstünde paralar dönüyordu. O görüntü bence yaşadığım en absürt andı. Takip ettiğim isimler... Belli bir isim ya da isimler söyleyemem, takip edebildiğim kadar ismi, grubu takip ediyorum. Sadece elektronik müzik değil; dinleyebildiğim her tarzda müziği, çıkan her yeni prodüksiyonu dinlemeye çalışıyorum. Kendimi sadece tek tarzla sınırlamak yerine birçok şeyi dinleyerek ufkumu genişletmek ve bunun yaptığım prodüksiyonlara yansımasını sağlamak amacım. Elektronik müziği yeni dinlemeye başlayanlara önerilerin... Öncelikle elektronik müziğin çıkış noktasını tarzları, tarzların adını mesela house, techno, trance gibi temel tarzları ve onların alt kategorilerini, minimal techno, progressive house ya da funky house gibi aralarındaki farkları, bu aradaki farkları ve mümkün oldukça prodüktör takip etmelerini tavsiye ederim. Gece dışarı eğlenmeye çıktığında gittiğin yerler... Çalmadığım zamanların dışında dışarı çıkmayı pek sevmiyorum, evcimenim :) Genelde yurtdışında olduğum dönemlerde partilere gidip ilgimi çeken ve Türkiye'de dinleyemediğim isimleri dinlemeyi seviyorum.
ASLA ESKİMEYECEK 10 ELEKTRONİK ŞARKI
2- Daft Punk - 'Around The World' 3- Everything But The Girl - 'Missing (Todd Terry Mix)' 4- Felix Da Housecat feat. Miss Kitten - 'Madame Holywood' 5- Fischerspooner - 'Emerge' 6- Aphex Twin - 'Windowlicker' 7- Massive Attack - 'Angel' 8- Underworld - 'Born Slippy' 9- Basement Jaxx - 'Sound Of Violence' 10- Telepopmusik - 'Breathe' ELEKTRONİK MÜZİK VE KLÜP KÜLTÜRÜ HAKKINDA İZLENMESİ FARZ OLAN FİLMLER, BELGESELLER, PERFORMANSLAR VE KONSERLER 1. Groove The Movie: Bir bölümünde efsane superstar DJ John Digweed'i barındıran bu film klüp kültürüne, özellikle de rave konusuna eğilen eğlenceli, güzel müzikleri ile akıllarda yer eden kült bir film. 2. Rolling: Los Angeles'daki klüp ve parti kültürünü gözlemleyen yarı belgesel bir film. Gençlik psikolojisini ve eğilimlerini inceleyen bu bağımsız film geçtiğimiz sene pek çok festivalden ödülle döndü. 3. Rave: Bir grup gencimiz partilerde coşmak ve ortamlara akmak için gece dışarı çıkar. Ama maalesef hepsi eve dönemez. (Çok gizemli oldu bunu böyle yazmak ama olayı anladınız...) 4. Human Traffic: Yine aynı konulardan muzdarip, içinde bütün tü-kaka öğeleri barındıran oldukça eğlenceli, 90'ları anlatan bağımsız bir film. Galler insanının abuk hayatlarını izlemeyi sevenlerdenseniz, diğerlerinden daha çok beğenebilirsiniz. Soundtrack'i çok başarılıdır. 5. Electroma: Daft Punk'ın çekip yönettiği taze filmi. Kullanılan sesler ve görsel şaşırtmacalar insanı çok şaşırtıyor. Daft Punk severler için keyifli bir izlenti. Ha filmde ne anlatmak istemişler, onu sanırım 10 sene sonra çözeceğiz. 6. Put the Needle on the Record: Elektronik müziğin dünya çapındaki yükselişini ve DJ'lik müessesesinin pop kültürdeki yerini anlatan ödüllü belgesel. Oldukça öğretici ve izlemesi zevkli bir yapım. Miami Winter Music Conference'da çekilmiş olan film elektronik müzik fenomeninin perde arkasını anlatıyor. 7. It's All Gone Pete Tong: Müthiş bir soundtrack'e sahip bu film, efsanevi DJ Frankie Wilde'ın trajik hayatını güldürerek anlatıyor. Carl Cox Ve Tiesto gibi superstar DJ'lere ilginiz varsa, bu film oldukça hoşuna gidecektir. 8. 24 Hour Party People: Elektronik müzik kültürüyle alakası olmasa da Sex Pistols'un kuruluşunu konu alan bu film, İngiltere'de Madchester olarak bilinen akımın doğuşunu anlatıyor. Yine kült bir yapım, yeni neslin seçimi. Listeye eklemek istedim. 9. Underworld Live - Everything Everything: Konser öyle olmaz böyle olur. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir konser DVD'si. 10. DMC World Championship Serisi: 1986 yılından beri her sene dünya çapında düzenlenen turntable yarışması. İzlemesi çok keyifli olan serilerden görüntülere youtube'da göz atabilirsiniz. http://www.dmcworld.com/ |










